Ey gönül, sabrın kökü acı olsa da, vuslat umuduna olunca içimi hoş gelir.
دلا اگر چه که تلخست بیخ صبر ولی / چو بر امید وصالست خوشگوار آید
Dilâ eger çi ki telh est bîh-i sabr velî / Çü ber ümîd-i visâl est hoş-güvâr âyed.
Sa'dî, Gazeliyyât, gazel 282, beyit 9 (Gencûr numarası); 13. yüzyıl.
Sabrın kökü acıdır.
Sa'dî bunu saklamaz.
Tatlı demez,
kolay demez.
Acısını ağızda bırakır.
Ama bir şey ekler:
Aynı acı,
kavuşma umuduyla içilince
boğazdan başka geçer.
Demek ki ilacı değiştiren
kimin için içildiğidir.
Ne için beklediğini bilen
aynı bardağı
başka türlü tutar.