Onlar iki sınıftır: ya dinde kardeşindir ya yaratılışta eşin.
فَإِنَّهُمْ صِنْفَانِ: إِمَّا أَخٌ لَكَ فِي الدِّينِ وَإِمَّا نَظِيرٌ لَكَ فِي الْخَلْقِ
Fe-innehüm sınfân: immâ ehun leke fi'd-dîn ve immâ nazîrun leke fi'l-halk.
Hz. Ali, Nehcü'l-Belâga, Mektup 53 (Mâlik el-Eşter'e ahidnâme).
Bu cümle bir mektuptan gelir.
Mısır'a vali atanan Mâlik el-Eşter'e yazılır.
Eline yetki geçecek birine.
Gücü olan, karşısındakini kalabalık görmeye başlar.
Mektup bunu hatırlatır:
Onların kimi din kardeşin,
kimi yaratılışta eşin.
Üçüncü bir sınıf yok.
Yabancı diye bir kapı bırakılmamış.
Merhametin dışında kimse kalmamış.
Makam büyüdükçe
bu iki kelimeyi unutmak kolaylaşır.