Bir zerrede gizli bir güneş; ansızın o zerre ağzını açar.
آفتابی در یکی ذره نهان / ناگهان آن ذره بگشاید دهان
Âftâbî der yekî zerre nihân / Nâgehân ân zerre begşâyed dehân
Mevlânâ, Mesnevî, VI. defter, "Cuhî'nin karısının kadıya dönüşü" bölümü (Ganjoor metninde 4577. beyit).
Büyük bir varlıkta değil,
en küçük zerrede saklıdır güneş.
Hazine büyüklerin tekelinde değildir.
Sonra beklenmedik olur.
Zerre ağzını açar.
Saklı olan bir anda görünür.
İnsan bu gözle bakabilirse
sıradan bir şey kalmaz.
Bir taş, bir yaprak, bir avuç toprak.
Hepsi susar.
Hepsi bekler.