Mevlânâ

Bir kandil bir mumdan ışık aldığında,
onu gören, kesinlikle o mumu görmüştür.

چون چراغی نور شمعی را کشید
هر که دید آن را یقین آن شمع دید

Çûn çerâğî nûr-ı şem'î râ keşîd
Her ki dîd ân râ yakîn ân şem' dîd

Mevlânâ, Mesnevî, I. Defter, Pîr-i Çengî hikâyesi.

Mum yanar.
Yanındaki kandil ondan tutuşur.

Sonra bir başkası.
Sonra yüzüncüsü.

Mevlânâ der ki
sonuncuyu gören
ilkini görmüş olur.

Işık el değiştirir,
eksilmez.

Bu bölüm burada kapanıyor.
Bir sözden bir söze,
bir gönülden bir gönle.

Şimdi sıra sende.
Yanında sönük duran
bir kandil var mı, bak.

Paylaş
WhatsApp X Facebook Telegram