Sakın terk-i edebden kûy-ı Mahbûb-ı Hudâ'dır bu
Nazargâh-ı İlâhîdir makâm-ı Mustafâ'dır bu
Nâbî, Dîvân, na't, 17. yüzyıl.
Bu söz bir eşikte söylenir.
Nâbî burada sesini alçaltıyor.
Edep, kurallardan önce
nerede durduğunu bilmektir.
Ömür de böyle bir yer.
İnsan orada misafirse
ayağını yavaş basar.
Servet gider, güzellik gider.
Geride nasıl durduğun kalır.
Sakın, diyor şair.
Burası bakılan bir yerdir.