Ben ben isem sen nesin, ey sevgili? Sen sen isen ben zavallı neyim?
Ger ben ben isem nesin sen ey yâr / V’er sen sen isen neyim men-i zâr
Fuzûlî, Leylâ vü Mecnûn (1535).
Çölde Leylâ gelir, kendini tanıtır.
Mecnûn bu sözle karşılık verir.
Yıllardır yandığı kişi karşısındadır.
Ama aradığı artık orada durmaz.
Ben ben isem, sen nesin.
Sen sen isen, ben neyim.
İkisi birden duramaz.
Aşk bir noktadan sonra
iki kişilik yer bırakmaz.
Hikâye bir insan aşkı olarak da okunur,
bir yol olarak da.
Soru ikisinde de aynı kalır.