04/ 05

Hareketin İçindeki Sükûnet

2 dakikalık okuma

Durağanlık denge değildir

Bir bisiklet düşünün. Durduğunda devrilir. Ancak hareket ettiğinde dengede kalır. Bir topaç da böyledir: Döndükçe dik durur, yavaşladıkça sallanır, durunca düşer.

İnsan çoğu zaman dengeyi durağanlıkla karıştırır. Hiçbir şey değişmesin, her şey yerinde kalsın ister. Oysa durağan olan donar. Donan da çatlar. Suyu bile hareketsiz bıraktığınızda bozulur; akan su kendini temizler.

Dağları görürsün, onları yerinde durur sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi geçerler.

Neml Suresi, 27:88 (meal)

En sabit sandığımız şey bile geçmektedir. Dağlar bile. Öyleyse denge, hareketsiz bir an bulmak değil, hareketin içinde bir yön bulmaktır.

Değişimin sürekliliği

O, her an yeni bir iştedir.

Rahmân Suresi, 55:29 (meal)

Varlık her an yeniden kurulur. Bedenimizdeki hücrelerin çoğu yenilenir; bugünkü deri, birkaç hafta önceki deri değildir. Ama biz kendimizi aynı kişi olarak hissederiz. Değişen nedir, kalan nedir?

Yunus bu sırrı bir beyitte söyler:

Her dem yeniden doğarız
Bizden kim usanası

Yunus Emre

Değişim bir kayıp değil, bir yenilenmedir. Akan nehir her an başka sudur; ama yine o nehirdir. Nehri nehir yapan, suyu değil, yatağıdır. İnsanı insan yapan da hücreleri değil, yöneldiği yerdir. Değişimin sürekliliği içinde sabit kalan, yöndür.

Hareket ederken merkezde kalabilmek

Mevlânâ'ya atfedilen bir söz pergeli anlatır: Bir ayağı merkezde sabit, öbür ayağıyla geniş daireler çizer. Pergel ne kadar geniş dolaşırsa dolaşsın, merkezdeki ayağını kaldırmaz. Kaldırdığı an çizgi daire olmaktan çıkar.

İnsan da böyle bir pergeldir. Dünyanın içinde dolaşır, çalışır, konuşur, sever, kaybeder. Ama bir ayağı merkezde kalmalıdır. O merkez kaybolunca hareket savrulmaya, değişim dağılmaya dönüşür.

Bu merkezin adı sükûnettir. Sükûnet, hareketsizlik değil, kalbin yerinde durmasıdır.

Bilesiniz ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.

Ra'd Suresi, 13:28 (meal)

Fırtınanın gözü sakindir. Etrafında her şey döner ama merkezinde rüzgâr yoktur. İnsanın içinde de böyle bir yer vardır. Dışarıda hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, oraya dönebilen savrulmaz. Denge, merkezden uzaklaşmamak değil, her seferinde merkeze geri dönmeyi bilmektir.